top of page

Koskoca bir yıl geçti, biz hala aynı yerdeyiz.

  • Yazarın fotoğrafı: Neslihan
    Neslihan
  • 3 Oca 2018
  • 4 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 17 Oca 2018

Açısıyla tatlısıyla bir yılı arkamızda bıraktık, geldik yeni yılın ilk günlerine.

17 Ocak 2018, sevgili blog, allah belanı versin. Iyi günler... Şaka şaka

Hepimiz bu yeni yılı en güzel bir şekilde geçmesini diliyoruz. Kim ister ki kötü geçsin? Ama işte hayat bu, bizleri bazı sınavlarla sınamasa hayat yaşamaya değer mi? Geçtiğimiz sene, dolu dolu geçti benim için, bazen mutlu oldum, mutluluğum mutsuzluğumla bazen de mutsuzluğum mutluluğumla noktalanıyordu. Artik alıştım hep, «çok mutluyum birşey olucak» diyordum etrafimdakilere... Ama buna da alıştım, hepimiz bir gun gidiciyiz, geç veya erken, hepimiz aynı yerde kesin buluşucağız... Neyse duygusal başladım ama söz çok güzel ilerleyeceğim, tabi hala bu yazıyı birakip gitmemişseniz... Geçen yıl, çok güzel başladı, günler geçti kahkalar doldurdu geçtigimiz günleri. Sonra bir gece vakti, bizi yıkan bir haber geldi, bir abimizi meleklerin arsasına uğurlamıştık ... Ama o şimdi barış olan bir yerde o yüzden üzülmüyorum, dünyada olan kötülüklerin arasında değill artık, çok güzel bir yerde. Neyse O haberden 2 gün sonra benim doğum günümdü. Hiç görmediğim, ama sabah akşam konuştuğum arkadaşlarım toplanmış, bana sürpriz hazırlamışlar.. Toplanmışlar 20-25 kişi , bir WhatsApp grubu acmışlar tam 23 Ocak 00:00 da eklediler beni ve başladılar, ses kayıtlarına, videolara, yazılara, tezahüratlara... sizin için küçük birşey olabilir ama benim için öyle büyük ve öyle özel ki, anlatsam anlamazsınız... Sonra geçti bir kaç gün yeni bir heyecana kapıldım. Evet bazı kalbi güzel insanlar sayesinde, Burçin Terzioğluna, kendi ellerimle yazdığım ve seçtiğim hediyeleri iletebildim. Burçin’in yeri bende çok büyük söz veriyorum ileriki günlerde onu anlatacağım. Bundan istifade, mayıs ayında çok büyük bir şey bekliyordu bizi. Bir oyuncuyla bir “fan” buluşmasının organizasyonunda yer aldım. Oyuncu deyip geçmeyin, namı değer İlker Kaleli abimizden bahsediyorum. Nasıl diye sormayın bazen bende soruyorum bu soruyu kendime. Öyle güzel bir şey yaptık ki grupça, mesafelerin hiç bir şeye engel olamayacağını tekrar test ettik. O buluşmaya gidemedim evet, ama öyle güzel bir şeye vesile oldum(uk) ki, insanların ve onun mutluluğunu gördüm ya, bu bana yeter! Bu dünyada çıkarcı olmamaya karar verdim ben, çünkü hayat böyle daha güzel çıkarıyla yürüyen, yolun sonunu bulamaz kaybolur.

Geldik yine bir ayın sonuna hazirana başladık, herşey yolunda ilerliyordu... Bir sabah saat 06:00 telefonum çaldı, korktum o gün izinliydim annemleri havaalanına götürecektim Türkiye’ye yolculardı, iş yeri aramazdı asla... kimdi ki bu saate? Mahaleden arkadaşımdı, çocukluk arkadaşımızı bir trafik kazasında kaybettiğimizi haber ediyordu. O an yere çömeldim, çok üzüldüm daha çok gençti, olayın öncesinde konuşmuştuk, böyle olucağını bilseydik veda etmez miydik? Bu da geldi geçti, acısı azaldı diyemem ama yarası hala taze gibi, bütün yaz onunla geçtiğimiz iyi anılarımızı dile getirdik arkadaş ortamında. Dile kolay 24 senelik arkadaş kolay mı öyle unutup gitmek? Geldi en sevdiğim ay Eylül hayatımda ilk defa güzel İzmirle tanışacaktım, arkadaş arasında 12 gün tatile gidecektik güya, başımıza geleceklerden habersizdik... bir geldik pir geldik! Otel efsanevi, ortam mükemmel doğa içinde yüzde yüz doğal oksijen, İzmirin insanlarının sıcaklığını anlatsam sanırım bu yazıyı bitiremem. 2 gün doya doya eğlendik, gezdik, keşfettik, yarın bunu yaparız, Belçikaya dönmeden mutlaka buraya gidelim derken, sanırım felaketi çağırdık. Detayları geçerek, 12 Eylül 2017 saat 15:35 Ege Denizinde yine bir çoçukluk arkadaşıma veda ettim. Gözlerimin önünde, bu dünyadan diğer tarafa göç etti. Acısını anlatamam, o an yaşadığım şoku asla dile getiremem kimse anlamaz. Bunu size neden söylüyorum biliyor musunuz? Çünkü o günden beri, hem hayatım, hem hayat felsefem değişti. Artık bügun yapabileceğim şeyi, yarına bırakmıyorum. Dolu dolu yaşıyorum, etrafımdakileri üzmemeye çalışıyorum, sevgimi isteyene dağıtıyorum, mutluluğumu paylaşıyorum, birilerini mutlu edebilirsem hiç tereddüt etmeden yapıyorum. Hiç bir pişmanlık duymak istemiyorum çünkü. O gün kendime bir söz verdim, hayallerimin peşinden koşup onları asla bırakmayacağıma dair söz verdim. Sözlerimden birisini de şu an huzurlarınızda yerine getiriyorum. Ben tam 10 senedir yazılarımı, yazdıklarımı küçük olsada cümle alemle paylaşmak istiyordum, ve şu an beni okuyorsanız, bilin ki bu cesaretin arkadasında beni destekleyen güzel mi güzel arkadaşlarım var, bazıleriyle hiç yüz yüze tanışmadık ama güzel olan da bu değil mi zaten? Koşulsuz güven! Hep destek tam destek dediler bende yola çıktım! Hayallerimin peşinden de koşmaya devam ettim, 24 ekim 4 günlüğüne İstanbula gittim sonunda çok sevdiğim bir Şehri doya doya gezdim, bir yıldan fazla her gün sabah akşam konuştuğum bazı arkadaşlarımla sonunda yüz yüze tanışabilecektik. Heyecanlıydım aşırı derece, o an o hissi anlatamıyorum çünkü hissler anlatılmaz yaşanır. Buluşma saatine geldik ben heyecandan kafede fır dönüyorum anlatamam heyecandan elim ayağım titriyor. Sonunda herkes geldi, ve ortam öyle samimi bir ortamdı ki, dışardan biri görse hiç ilk yüz yüze buluşma demezdi. Bir arkadaşım bana dedi ki bizim önce kalplerimiz buluştu, o yüzdendir. Bence çok doğru söylüyor! Herkes herkesi sevsin mümkünse hayat sevince güzel! Geldik 2017 nin son aylarına, hayatıma yeni birileri girip, eskileri çıkıyordu. Artık hiç kimse için kafamı yormamaya kararlıydım. Günler geçtikçe, yeni bir kişi hayatımda, çok önemli bir yer kaplamaya başlamıştı... böyle saatlerce konuşmaktan bıkmadığın, sinirlendirince sinirlenemediğin, küsmek isteyince küsemediğin biri varya. Hani ondan mesaj gelince ufaktan sırıtmalar, size güzel sözler söyleyince ufaktan utanmalar... işte öyle biri. Bu neydi? Arkadaşlık mıydı? Arkadaş’tan öte miydi? Bir ad koyamıyordum, ama onunla konuştuğum her an kendimi aşırı iyi, etrafımdaki kötülükleri unutacak kadar iyi hissediyordum, çünkü sevgi duygusu yeşermeye başlıyordu... sonra günler geçti, ve 2018’e beraber girmeye karar verdik! ve mecaz anlamda girdik, yani aramızda mesafeler var ama üstlerde de söylediğim gibi, mesafeler hiç birşeye engel olmaz! Sevgi mesafeden daha güçlüdür inanıyorum. Hem özlemekte güzel birşey bence. Değil mi?

Ve 2018’e girdik! Yeni yılımızda, beklentileri asla yüksek tutmayacağım çünkü elimden gelen şeyleri istiyorum gözüm fazlasında değil! Bu blogun iyi yürümesini, ve sizlerin beğenmesini arzu ediyorum. Sonra az yorulacağım yeni bir iş isterim mümkünse! Tabikide hepimizin, sağlıklı, huzurlu ve mutlu olmamızı istiyorum. Mümkün olduğunca gidip, beni tamamlayan kişiyle görüşmek istiyorum, Sarılmak, doya doya onunla gezmek istiyorum. He birde mümkünse kötülüklerin yok olduğu, ve barışın var olduğu, eşitliğin var olduğu bir dünya istiyorum. Çok mu şey istiyorum?

Şimdilik benden bu kadar, ilk yazımı bitirdim. Bir diğer yazıda buluşmak üzeri, sağlıcakla, sevgiyle kalın! Umarım beğenirsiniz, yorumlarınızı iyi veya kötü bekliyorum! ❤

3 Yorum


sevil.kaynak
18 Oca 2018

Okuyunca gülümseten,kalpten geldiği çok belli olan bir yazı.Yolun açık olsun Ness.<3

Beğen

eda Nur
eda Nur
17 Oca 2018

Ah güzel ablam cook güzel yazmissin ağzına sağlık 😍 devamını sabırsızlıkla bekliyorum 😍😘

Beğen

Büşra Klyc
Büşra Klyc
17 Oca 2018

Ness .. Yüreğine sağlık kuzu 💙

Beğen

Yazar olmak istiyorsanız, yazın - Horatius

  • Twitter Social Icon
  • Instagram Social Icon
bottom of page