Annelerimzi çok sevelim, dünyaya bir kez, sadece bir anneyle geliyoruz!
- Neslihan

- 13 May 2018
- 3 dakikada okunur

Dünyanın en güvenli yerinde aslında başlıyor her birimizin hikayesi... Bizi 9 ay, dünyanın kötülüklerinden koruyorlar, bize daha dokunmadan, kokumuzu almadan hatta bizi karınlarında hissetmeden bile sevmeye başlıyorlar, öyle bir sevgi ki, hiç kimse sizi öyle asla sevemez, eşi benzeri olmayan bir sevgiden bahsediyorum, kendi öz çocuklarımız bile sanırım böyle sevmez. Yani annemin beni sevdiği kadar ben onu seviyor muyum bilemiyorum ama onu kendi canımdan bile çok sevdiğimden eminim.
Her birimizi dünyaya getirmek için saatlerce acı çekerler, hoş bizim minik yüzlerimizi ilk gördüklerinde, bizim kokumuzu ilk duyduklarında hemen o saatlerce acı çektikleri anılar unutulur gider...
Bebek iken, ilk üç ay sancılarımız olur, ne yapıcaklarını bilemezler annelerimiz, biz hüngür hüngür ağlarız onlar ise çaresizlikten ağlarlar. İlk dişimiz çıkar, ateşleniriz, annelerimizin bir yanları sevinir ilk dişimiz çıkıyor diye herkese söylerler, küçük birşey ama bir o kadar gurur verici. Diğer yanları da, üzülür ateşimiz olduğu için. Arada anneler çocuklarıyla konuşur ve onlar gülümserler, sanki dünyalar annelerimizin olur, bütün derdi tasayı unutacak kadar değerlidir her birimizin gülüşü onların gözünde. Sıra İlk kelimeye gelir, “anne” veya “baba”. Çoğunluk ne yönde olduğunu bilmiyorum ama mesela benim ilk kelimem “Anne” olmuş, babam bana anlatırken hep gözlerim dolar, annem çocuk gibi evde koşmuş, babamın yakasına yapışarak “Anne dedi duydun değil mi” demiş, tabi o sıralar mahsusçuktan annemle babam iddiaya girmişler. Annem kazanmış tabii, hediyenin ne olduğunu bilmiyorum hiç söylemediler. Neyse geliriz hayat yoluna, düz bir yol olmayacağı kesin ama mümkün olduğunca doğru yol olacağı aşikar, atıcağımız ilk adımın. İlk adımımı abime atmışım yani abim beni yürütmüş, evet öyle ilk şeylerimi hep annemle geçirmedim 😂, yine seviniyorlar, yine mutlular ama bir o kadarda tereddütteler, artık gerçekten büyüyoruz çünkü... Az mı peşimizden koşturdular “kızım, oğlum, yapma, tehlikeli, oraya gitme” diyerekten, az mı düştük dizimizi yardık, dudağımızı patlattık, biz ağaçlara tırmandıkça onların yürekleri ağızlarına gelirdi. Büyüdük, ilk okul günümüz oldu, onlar yanımızdaydı.
Annemin dediği gibi “büyüdünüz, büyüdükçe, dertleriniz de büyüdü”. Haklı, hasta olduğumuzda sabahlara kadar ateşimizi kim ölçtü? Kim bize kızım, oğlum susuz kalma kalk su iç dedi? Affedersiniz lavaboya yetişemediğimizde ulu ortada istifra ettiğimizde peşimizden gelip temizlemediler mi? Orta okul, lise, üniversite boyunca bizden daha çok strese girmediler mi?Ama biz üzülmeyelim biz daha fazla strese girmeyelim diye göstermediler... Okul bitti, stress bitti derken, iş aramaya başlıyorsun, bulamıyorsun, bir, iki, üç, on, yirmi iş görüşmesine gidersin, hiç biri olumlu olmaz, sen ağlarsın onlar bizleri teselli ederler , geceleri onlar ağlar, dua ederler, en kısa zamanda iş bulalım diye... İş buluruz, peşimizden ayrılmazlar “paranı harcama, biriktir", "ehliyetini geç”, “ev al”, “araba al”... sonra bu dertler bitti derken, evlilik yoluna gireriz, korkarlar, iyi biriyle hayatımızı birleştiriyor muyuz? Mutlu olucak mıyız, huzurlu olucak mıyız...
Bütün bunlara annelerimizin kendi “şahsi” dertlerini ekleyelim, hiç aklınız alıyor mu? Bir anne, kaya gibi güçlüdür. Bir atasözü var ya “cennet annelerimizin ayakları altında” diye, işte o çok gerçek bir atasözü. Annelerimizin haklarını ödemek için bize bir ömür yetmez. İyi davranın annelerinize, sarıp sarmalayın, bazı çocuklar var annesiz büyüyorlar, önceki saydıklarımın yarısını annesiyle yapmışlardır veya hiç yapmamışlardır. Çocuklarını yitirmiş annelerimizi de düşünelim, hani annelerimize kızdığımız anda onlar gelsin aklımıza...
Bu hayata, tek bir tane anneye sahip olursunuz.
Ben anne değilim, dileğim bir gün bu duyguyu tatmak. Sanmayın ki dört dörtlük bir evladım, bende yeri geliyor anneme kızıyorum bazen sinirleniyorum ama aklıma “anne olunca anlarsın” sözü geliyor ve susuyorum. Sizde öyle yapın.
Annelerimizi, bir altın tepsisinde taşıyalım, onlar bu dünyadaki bütün güzellikleri hak ediyorlar.
Annem, 25 sene boyunca bana anneliğini fazlasıyla yaptığın için, hasta olduğumda sabahlara kadar başımda durduğun için, ayağıma taş değmesin diye çabaladığın için, hiç bir şeyimi eksik etmediğin için, canını dişine takıp sabahın köründe işe gidip, akşam üstü eve dönüp, bize yemek yaptığın, sarıp sarmaladığın için, bizi sevdiğin, sevgini hiç esirgemediğin için, ve 3 evladını da aynı sevdiğin için, bize öyle bir annelik yaptın ki “ keşke o benim annem olsa “ dedirtmediğin için binlerce kez, yüz binlerce kez, sonsuz kez sana teşekkür ederim.
Bir gün değil, benim için her gün anneler günü, her gün senin günün. Ama gelenek olarak, Annem, göz bebeğim, kalbime oksijeni taşıyan, Anneler günün kutlu olsun 💐 İyi ki benim, bizim annemizsin!
Bütün arkadaşlarımın ve dünyadaki annelerin Anneler gününü kutlarım, hepisinin ellerinden öperim.
Vefat eden annelerin, mezarı ışık olsun.
Annelik duygusu içlerinde ukte kalanlarında günü kutlu olsun.
Annelerimizi çok sevelim, dünyaya bir kez, sadece bir anneyle geliyoruz!
Her gün onları kutlayalım...



Yorumlar